Uçurum Kenarındaki Tercih: Bağlılık mı, Özgürlük mü?
Kendi yolunu unutmuş herkes için bir yüzleşme… "Bir insan bir insana ne öğretir?" diye sorarlarsa; bir insan, diğerine huzur bulmayı, akıllıca hareket etmeyi ve doğru yolu keşfetmeyi öğretir derim. Ama aslında seni sen yapan, o insanın yüreğine bıraktığı acılardır. İçindeki o sönmeyen acıyla, kendin inşa ettiğin bir kafesin içinde kaldın. Hep bir umutla, "Belki kapısı açılır da bir nefes alırım" diyorsun. Ama bil ki o kapı ancak sen kendine bağlı olduğunda açılır. Sen kendini bir başkasına mahkûm ettin, kendini ona yenik düşürdün. Sahiden, Sen Kimsin? Bu küçük hayatta, zaman su gibi akıp giderken kim olduğunu unuttun. Kendi hayatını yaşamak varken; "sevgi" sandığın o körü körüne bağlılık ve alışkanlık için feda ettiğin yılları ne zaman geri alacaksın? Demediler mi sana; insan seni senden eder diye? Seni bir yokuşta bırakıp "yolu tercih et" diyen de insandır, seni uçurum kenarında bırakıp kararı sana terk eden de... O bağımlı hal...