İmtihan Dünyasında Yol Almak
"Fırtınanın ortasında bile, denizi yaratanın merhametine sığınanlar için hiçbir dalga aşılmaz değildir."
Her Zorluğun Bir Nedeni Var
Burası bir imtihan dünyası... Kimimiz hastalıkla, kimimiz sevdayla, kimimiz ise hayat yolunda karşımıza çıkan zor insanlarla sınanıyoruz. Bu hayatın değişmez, yazısız bir kuralı var: İmtihansız insan, fırtınasız deniz olmaz. Ancak bazen karanlığa o kadar odaklanıyoruz ki asıl gerçeği kaçırıyoruz; bu dünyada çaresiz insan yoktur, çaresini zamanı gelince veren bir Yaradan vardır.
Yaşadığımız her sarsıntı, aslında bize bir şeyleri hatırlatmak için kapımızı çalıyor. Hayattaki hiçbir olay sebepsiz yere yaşanmıyor.
Hastalık, en büyük servetimiz olan sağlığın kıymetini fısıldıyor kulaklarımıza.
Sevda, bazen bencilliğimizi terbiye ediyor, bazen de kalbimizin ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Vefasızlık ve zor insanlar ise, bize sabrın ve dik durmanın ne demek olduğunu öğretiyor.
Bana göre bu hayattaki en ağır sınavlar; sığınacak bir limanı olmayan öksüz bir evlat olmak veya bir nefese muhtaç kalacak kadar hasta olmaktır. Bazen "sevda" dediğimiz o karmaşada kaybolup gideriz ama aslında en büyük sevda, hayata ve sağlığa duyulan o sessiz bağlılıktır. Gökyüzünün maviliğini görebilmek, bir lokma ekmeğin tadını dertsizce alabilmek... Meğer ne büyük mucizelermiş bunlar. Çoğu zaman kaybetmeden değerini anlayamıyoruz.
"Hayattır bu" deyip köşeye çekilmek yerine; dua ile, sabır ile ve tevekkül ile beklemek gerekir. Hastalık geçer, "geçmez" dediğin her türlü dert geçer... Ama şunu unutma; geçmeyecek tek bir şey vardır: İçindeki güzelliği kaybettiğinde yaşadığın o huzursuzluk. Sen temiz ve güzel yola razı olmadığın sürece, o huzursuzluğa mahkumsun. Ancak temiz yolu seçtiğinde, bu sefer huzura mahkum olursun.
Şunu hiç unutmamak lazım: Rabbim kimseyi boşuna imtihan etmez. Bir gün asıl yuvamıza döndüğümüzde, Rabbimiz bize "Ey kulum, bana ne ile geldin?" diye soracak. O gün dünya malıyla ya da dünya aşkıyla değil; "Ya Rabbi, ben sana huzurlu ve temiz bir kalp ile geldim," diyebilmenin mutluluğu hiçbir şeyle ölçülemez.
Sen önce içindeki düşünceleri kötü niyetin için değil, iyi niyetin için kullan. İçin temiz, yolun güzel olsun; işte o zaman içindeki gerçek mutluluğu göreceksin. Hayatta hiçbir sınav, hiçbir gözyaşı boşa değildir. Önemli olan, o güzel huzura tertemiz bir niyetle yürümektir.
"Bu satırları sadece yazmak için değil, biraz dertleşmek, biraz da birlikte şifa bulmak için paylaştım. Hayatın her imtihanı aslında bizi kendimize bir adım daha yaklaştırıyor. Sizin de gönlünüzden geçen bir 'elhamdülillah' varsa, yorumlarda buluşalım."
Yorumlar
Yorum Gönder